Polikistik Over Sendromu (PCOS)

Polikistik over sendromu özellikle ülkemiz gibi Asya kökenli kadınlarda olmak üzere tüm dünyada sıkça görülen bir endokrinolojik bozukluktur. Yaklaşık olarak tüm kadınların %7'sinde görülmektedir. Tanısı çok kolay gibi gözükse de aslında zordur ve ciddi tecrübe gerektirir. Kesin bir tedavisi olmamakla beraber semptomlara yönelik önlemler alınır ve hastalığın hem kısa hem de uzun dönem etkilerinden korunulur. Polikistik over sendromu kronik bir hastalıktır, genellikle menapoza kadar semptomlar devam eder. Bu nedenle, hastaların mutlaka devamlı kontrole gittikleri bir kadın doğum hekimi ve bir de diyetisyenleri olmalıdır. Gerekli durumlarda endokrinoloji uzmanları da bu hastaların takibinde rol alabilirler. Ancak hiç bir zaman bu tip hormonal dengesizlikler uzmanlığı olmayan kişilerce takip edilmemelidir, hatta bu konuda yorumda dahi bulunmamalıdırlar.


Neden Ben?

Polikistik over sendromunun esas nedeni bilinmemekle birlikte genetik faktörler üzerinde durulmaktadır. Toplum genelinde çok sık görüldüğünden, bu durum bir hastalık olarak değil ancak hormonal bir varyasyon olarak görülmelidir.

Patofizyoloji

PCOS over içerisinde başlayan hormonal bir düzensizliktir. Intraoveryan androjenler artar. Bunun sonucunda kadınlarda normalde görülen düzenli (her 28 günde bir) ovulasyon bozulur. Over içerisinde biriken fazla östrojen ve testesteron kana karışır. Yumurtlama olmadığı için yeterince progesteron üretilmez. Ayrıca dışarı salınamayan yumurtalar over içerisinde birikebilir ve 10 mm den kucuk pek çok oosit (yumurta) overler üzerinde görülebilir. Buna sonografik olarak polikistik görünüm denir.

Burda dikkat edilmesi gereken nokta polikistik görünümün bu hastalar için spesifik olmadığıdır. Normal kadınlarda da ultrasonda bu görünüm olabilir. Öte yandan PCOS'li hastaların da sadece %60'ında bu görünüm vardır. Tanısal değildir.

Semptomlar

Polikistik over sendromunda tüylenme (özellikle çene altı ve yanaklarda), sivilce, adet düzensizliği, kısırlık ve obezite görülebilir.

Tanı

Polikistik over sendromunda tanı Roterdam 2003 kriterlerine göre yapılmaktadır. Bu kriterlere göre aşağıdaki 4 bulgudan sadece ikisi olan hastalar PCOS kabul edilir.

"    Obesite
"    Adet düzensizliği (amenore ya da oligomenore yani seyrek adet görme)
"    Klinik (tüylenme, sivilce) ya da kan analizlerinde  (serbest testeron yüksekliği) hiperandrojenizm
"    USG de polikistik görünüm

Bu dört bulgudan ikisinin pozitif olması, yaklaşık olarak 12 değişik hasta profilini karşımıza çıkarır. Kimi hasta son derece şişman ve adet düzensizlikleri ile başvuruken kimi hasta da oldukça zayıf ama sadece sivilce şikayeti ile başvurabilir. Bu nedenle polikistik hastalar mutlaka jinekologlar tarafından görülmelidir.

Eskiden kadın yumurtlama hormonlarından LH nın FSH'ya göre daha yüksek olması ve artmış östrojen düzeyleri de kullanılmaktaydı ancak günümüzde tanıda yerleri yoktur. Ne yazık ki, ülkemizde bu kriterler yeterince objektif değerlendirilememekte ve normalden fazla oranda polikistik over sendromu tanısı konmaktadır.

Uzun Dönem Riskler

"    Polikistik over sendromunda yukarıda da değindiğimiz üzere yüksek östrojene bağlı olarak kontrole gelmeyen hastalarda yıllar içerisinde rahim duvarlarında kalınlaşma, endometrial hiperplazi ve endometrial kanserler gelişebilir. Bu nedenle hiç bir hastamızın paniklemesine gerek yoktur. Yapılması gereken yıllık düzenli jinekoloji muayenelerine gitmektir.
"    Ayrıca bu hastalarda görülen artmış androjen, insüline karşı bir direnç gelişmesine ve hiperinsülinizme yol açmaktadır. Bu da uzun zamanda gelişen özellikle abdominal olmak üzere dirençli obezitelere yol açabilmektedir.
"    Hiperinsülinizme (insülin direnci) bağlı olarak bu hastalarda önce gizli şeker hastalıkları, ilerleyen yaşlarda da belirgin diabet hastalığı gelişebilir. Karbonhidrat intoleransı sıktır ve bu nedenle hızla yükselen insüline bağlı kan şekerlerinde düşme ve tatlı krizleri görülebilir.
"    Bu nedenle polikistik hastalar kilo almaya da meyillidirler. Çok az ama bilinçsizce yenilen gıdalar geriye verilmesi zor fazla kilolar ve obezite bırakacaktır. Bu nedenle bu konuda uzman diyetisyenlerin yıllık kontrolü ve kilo takibi önemlidir.
"    Androjen hormonları kanda lipid profillerini olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle uzun dönemde hiperkolesterolemi, artmış trigliserit ve LDL kolestrolüne bağlı olarak bu hastalarda hipertansiyon, diabet ile beraber koroner arter hastalıkları sıklığında bir artış görülebilir.

Tedavi

Polikistik over sendromunun nihai bir tedavisi yoktur. Hastalar semptomlarına göre tedavi edilmelidir.

Genel Önlemler
"    Kilo kontrolü
"    Düzenli ve dengeli beslenme
"    Polikistiklerde görülen gizli kan şekeri ve karbonhidrat intoleransına yönelik özel beslenme önerileri
"    Yıllık jinekolojik muayene, pap-smear ve ultrasonografik değerlendirmeler ile şeker yükleme testlerinin yapılması
"    Gerekli olgularda endokrinolojik konsültasyonların yapılması

Semptomlara Yönelik Tedaviler

Adet Düzensizliği
En iyi tedavisi doğum kontrol haplarıdır. Hastanın çocuk isteği olmadığı sürece devamlı kontraseptif yöntemler kullanılması önerilir. Ancak burada hormonal tedavilere eşlik edebilecek kilo alma problemleri her zaman akılda tutulmalıdır. Bu nedenle uygun ilaç ve dozaj değişiklikleri ve düzenli diyetisyen işbirliği önemlidir.

İnfertilite (Kısırlık)
Polikistik over sendromlu hastalar en kolay tedavi edilebilen gruplardandır, ancak biraz tecrübe gerektirir. Çok basit ovulasyon hapları ile başlayıp tüp bebek opsiyonuna kadar ilerleyen geniş bir yelpaze kullanılabilir. Bu nedenle polikistikli hastaların ben kısır olacağım şeklinde bir korku yaşamaması gerekir.

Sivilce ve Tüylenme
Bu hastaların büyük bölümü başvurmadan önce ehliyetsiz ellere ya da dermatoloji kliniklerine basit cilt problemleri ile başvurmuştur. Pek çok farklı tedaviler kullanmış ve hiç bir fayda görmemiş de olabilirler. Başta doğum kontrol hapları olmak üzere pek çok farklı hormonal preparat ile %80'in üzerinde klinik başarılar bildirilmiştir. Ancak bu aşamada da, preparat seçimi, zamanı gelince değişimi uzman hekim görüşünde yapılmalıdır.

Sonuç
Değerli okuyucular,
Hepimiz bilmekteyiz ki PCOS'da anlatılacak konular asla bitmez. Son derece geniş bir yelpaze içerisinde çok farklı renklerde semptomlar görülebilir. Ancak unutulmaması gerekir ki, tüm bu semptomlar doğru tedaviler ile çok kolay tedavi edilebilmektedir. PCOS bir hayat stilidir. Her hastanın yaşam tarzında yapılan değişiklikler ile semptomlar çok kolay kontrol edilebilir. Üstelik gerek zayıflama, gerekse sivilce ya da tüylenme gibi şikayetlerin yok olması ile elde edilecek kozmetik sonuçlar inanılmaz düzeyde yüz güldürücüdür.
Eminim aklınıza pek çok soru da gelebilecektir. Tüm bu sorularınız için bana hiç çekinmeden yazabilirsiniz.

Saygılarımla
Dr. Murat  Gültekin

Op.Dr.Murat GÜLTEKİN
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı